web analytics

Ünye’de Kur’an ziyafetine büyük ilgi

Ünye’de Kur’an ziyafetine büyük ilgi
Reklam

Ünye Müftülüğü tarafından dün akşam namazından sonra Merkez Büyük Camide İstanbul Süleymaniye Camii Baş İmam-Hatibi Ayhan MANSIZ, Süleymaniye Camii Baş Müezzin Kayyımı Abdussamet YAZICI, Mihrimah Sultan Camii İmam-Hatibi Mustafa ERGÜN’ün okuyucu, namaz gönüllüleri platformundan Ahmet BULUT?un ise konuşmacı olarak katıldığı ? Kur’an Ziyafeti? programı tertip edildi.

Program, akşam namazının kılınmasının ardından gerçekleştirildi. Cami, program sebebiyle bay ve bayan cemaat tarafından tıklım tıklım doldu.

Ünye'de Kur'an ziyafetine büyük ilgi (1)Program öncesi açılış konuşmasını yapan Müftümüz Aydın YIĞMAN yaptığı konuşmada şunları ifade etti: ?Öncelikle Kur?an ziyafetini duyar duymaz camimize akın eden siz bay ve bayan bütün kardeşlerimize çok teşekkür ediyorum. Yüce Rabbimiz kitabımız Kur?an?ı Kerim?i biz kullarına kılavuz olarak göndermiştir. Nasıl anlayıp yaşayacağımızı Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) ile göstermiştir. Biz müminlere onu okuyup anlamak ve anladıklarımızı yaşamak gerekiyor. Anlaşılmayan kitap nasıl yaşanacak? Sadece ibadet kitabı değildir Kur?an. O yaşam kılavuzudur. Rabbim Kur?an-ı anlayan, hayatına yerleştiren, kendine rehber olarak görenlerden eylesin? diyerek katılımcılara programın akışını sunarak teşekkür etti.

Hocamızın konuşmasından sonra Süleymaniye Camii Baş Müezzin Kayyımı Abdussamet YAZICI, Mihrimah Sultan Camii İmam-Hatibi Mustafa ERGÜN ve İstanbul Süleymaniye Camii Baş İmam-Hatibi Ayhan MANSIZ Kur?an-ı Kerim tilavetinde bulundular. Kur?an Ziyafeti?ne kadın-erkek, genç-yaşlı 7?den 70?e tüm vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Dinleyenlerin gönül dünyasına yolculuk yaptığı programda Kur?anın lahuti güzelliği katılımcıların gönüllerini titretti.

Kur?an ziyafetinin ardından programa sonradan katılan ve namaz hocası adıyla tanınan namaz gönüllüleri platformundan Ahmet BULUT ise yaptığı konuşmada dinleyenleri büyüledi. Namaz hocası yaptığı konuşmada şunlara değindi:

Kur?an indiği şehri, şehirlerin anası yapmış. İndiği Abdullah?ın yetimini âlemlere rahmet kılmış. İndirildiği ayı on bir ayın sultanı, indirildiği geceyi bin aydan, otuz bin geceden daha hayırlı eylemiş.

Yetiştirdiği ilk nesli yıldızlar gibi yapan, yirmi üç yılda dünya sahnesinde söz sahibi kılan, içinde şüpheye yer bırakmayan, muhatabını esfele sefilinden (aşağıların aşağısından) alıp, ahseni takvime, (en güzele) aslına döndüren bu kitap,, bana inerse benim değerim kaça katlanır?

Ülkemiz genelinde evinde Kur?an bulunmayan neredeyse yok gibi. Hamdolsun azımsanmayacak kadarında meali de var. Kur?an?ı düzenli okuyan ve anlamaya çalışan ne kadar diyecek olursanız size vereceğim bilgi hiç de iç açıcı değil maalesef. Neredeyse tamamı Müslüman olan ülkemiz insanı neden Kur?an okumaz? Okuyanlar da Allah Rasulu sav ve ashabı gibi okuyarak onun boyası ile boyanamıyor. Neden? Kur?an?ın Anlamıyla Buluşmak Platformunun ANAR?a yaptırdığı anket sonuçları bize acı gerçeği gösteriyor. Ülkemizde yaşayan Müslümanların Kur?an?a ilgisini çok net ortaya koyuyor. İşte anketten konumuzla ilgili sonuçlar:

?Araştırmaya katılanların yüzde 24?ü Türkçe mealin tamamını okuduğu, yüzde 76? sının da okumadığı tespit edildi. Meal okuyanların yüzde 67?si Kur?an?ı daha iyi anlamak için meal okuduğunu vurguladı.

Ünye'de Kur'an ziyafetine büyük ilgi (4)Araştırmada sorulan ?Kur?an?ı Kerim mealini ne zaman okursunuz?? sorusuna yüzde 52,8?i fırsat buldukça, yüzde 25?i çok seyrek okurum, yüzde 17,9?u mübarek gecelerde derken, sadece yüzde 4,9?u düzenli olarak okuduğunu ifade etti. Bu durumda, Türkiye?de Kur?an?ı Kerim mealini devamlı ve düzenli okuyan yaklaşık yüzde 5?lik bir kesim olduğu bulgusu tespit edildi.?

Kur?an?dan düzenli istifade edenlerin oranı sadece yüzde 4.9 dur. Hayatına taşıyabilenlerin oranı ne kadardır acaba? Bu gün Kur?an bizim hayatımıza nazil oldu mu? Ne kadarını yaşayabiliyoruz? Gelin sizlerle bir öz eleştiri yapalım. Hayatımızda onun yerini tespit edelim. Ticari hayatımızda, miras paylaşımında, siyatemizde, gözlerimizi haramdan sakındırmada, kendimizi gözden geçirelim. Bu gün ticari hayatta ne kadar müslümanız? Ortaklık yapan ve başarısız olup ayrılan birçok kardeşimizin sonunda arkadaşlıklarının da bozulduğun şahit oldum. Sorduğumda birbirlerini suçluyorlar. O şöyle dedi, ben böyle dedim. O dediğini yapmadı. Vs. Peki ispatı var mı söylediklerinizin? Yok. Neden? Çünkü yazmamışlar. Hâlbuki Rabbimiz Bakara suresinin 282.ayetinde genişçe bu konuya yer vererek bizlere açıklamıştı. Bu ayet hayatımıza nazil oldu mu? Borç aldığımızda veya verdiğimizde yazabiliyor muyuz? Ya da yazmak isteyen kardeşimize karşı tavrımız ne oluyor? Bu gün ortaklık yapıp araları açılan kardeşlerimizin temel problemi bu ayetin hayatlarına nazil olmayışıdır. Gelin bu ayetleri hayatımıza nazil edelim. Nefsimize dokunsa da uygulayalım. Hayatımızdaki bereketine şahit olalım.

Miras ayetleri de böyle. Ülkemizin her köşesinde konferanslara katıldım. Oradaki kardeşlerle sohbet ettik. Gördüğüm kadarıyla hayatımıza nazil olmayan en çarpıcı ayetlerden biri de miras ayetidir. En dindarımız bile sıra mirasa geldiğinde yamuluyor. Kız kardeşlerine mirastan haklarını vermiyor. Öyle bir hale gelmiş ki kız kardeşin mirastaki hakkını istemesi çok büyük bir edepsizlik gibi algılanır olmuş. Kardeşlerine zoraki bağış yapar hale getirilmiş. İsteyenler ayıplanmış. Kaç Müslüman?a sorduysam hiç olumlu cevap alamadım. Minareyi çalan kılıfını hazırlar dedikleri gibi bizde de buna uygun kılıflar bulunmuş. Binlerce Müslüman kardeşim bu gün kardeşlerinin hakkını örf-adet adına gasbediyor. Onların hakkını yiyor. Hiç de bundan rahatsız olmuyor. Haramdan bir lokma yiyenin Allah duasını kabul eder mi? Öz kardeşinin hakkına tecavüz eden, başkalarının hakkına riayet eder mi? Bu ayet bizim hayatımıza bu gün değilse ya ne zaman nazil olacak dersiniz? İşte Rabbimizin emri:

Ünye'de Kur'an ziyafetine büyük ilgi (3)?Allah, size çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının/kızın hissesinin iki misli (miras vermenizi) emreder.? Cahiliye devrinde miras yalnız erkek evlada kalırdı. Rabbimizin ortadan kaldırdığı bu yanlışlık günümüzde aynen devam ettiğine göre demek ki bu ayet-i kerime de bizim hayatımıza henüz nazil olmadığını gösteriyor.

Bizler Kur?anı hayatımıza indiremezsek, Rabbimize karşı gelirsek haddi aşmış kendimize kötülük etmiş oluruz. Ve sonra bize yardım edecek kimsede bulunmaz. Hatta bizim zannettiğimiz organlarımız bile bizim aleyhimize şahitlik ederler. Gözlerimiz baktığını, dilimiz söylediğini, elimiz tuttuğunu, ayağımız yürüdüğünü söylerken derimiz dokunduğuna şahitlik eder. Yaptıklarımıza kendimiz şahitlik edeceğiz. O her şeyi bildiği halde, bir de şahitler şahitlik edecekler. Rabbimizin bize emanet olarak verdiği organlarımız aleyhimize şahitlik edecek, görevlendirilmiş melekler, bizim üzerinde bulunduğumuz mekânlar o gün yaptıklarımıza ayna olacak. O gün kendimizi seyredeceğiz. Yaptıklarımız bir bir bize gösterilecek. Kendimizden utanacağımız, kaçmak isteyeceğimiz o gün gelmeden önce biz nefsimizi hesaba çekelim. Rabbimiz bizleri hesaba çekmeden, biz nefislerimizi hesaba çekelim?

Kur?an-ı hayatımıza taşıyamazsak, öğrencilerimize bu eğitimi vermeliyiz. Allah?ın Kitabı ve kutlu Peygamberinin örnek ahlâkı ile tanışmayan bir gençliğin, kendi öz değerlerinden uzaklaşarak her türlü batıl ve sapık düşünceye açık hale geleceğini ve geleceğimizi tehlikeye sokacağını bilmeliyiz. Son zamanda yaşanan olaylar bunu göstermiyor mu? Kur?an-ı Kalbine, hayatına indirmiş, ahlakına indirmiş bir genç sokaklara çıkıp kamu malına, Müslüman kardeşenin malına zarar verir mi? Müslüman kardeşinin canına kasteder mi, hırsızlık yapar mı, sokakta ahlaksız davranışlarda bulunur mu? Bütün bunların sebebi Kur?anın hayatımıza inmemesidir.

İlk neslin okuduğu gibi okursak biz de neler değişecek hep birlikte göreceğiz. Onların okuyup da anlamadığı, anlayıp da yaşamadığı, anlayamayıp da ehli zikre sormadığı bir ayet var mıdır acaba? Onların öğrendiğimiz edeple Kur?an?a muhatap olursak, o bizi de adam edecek. Bizi de kendi boyası ile boyayacak. Bizdeki hastalıkları tedavi edecek. Ahlakımızı inşa edecek. Yine bizleri yeryüzünün halifeleri kılacak. Dünyanın iktidarını da verecek. Böylece yeryüzünde akan kanlar duracak ve insanlar yeniden huzura, sükûna ve mutluluğa kavuşacak. Bunun anahtarı, şifresi elimizde. Kitaplığımızda veya masamızın üzerinde. Sadece ona uzanmak, elimize almak, dokunmak ve açıp kapağını ondan faydalanmak kalıyor bize.

Ne dersiniz hemen kendimize bir iyilik yapsak. Kitabımızı raftan indirsek, elimize alsak ve ondan ve onu bizlere inzal buyuran Rabbimizden özür dileyerek okumaya başlasak. Hemen şimdi, ertelemeden. Daha sonra ya da yarın dediğimizde o gün hiç gelmeyecek biliyor musunuz? Hem siz, hiç yarının yemeğini yiyen, yarının suyunu içen, yarının oksijenini teneffüs edeni gördünüz mü?

Haydi, gel şimdi başlayalım okumaya. Çekelim besmeleyi, O?nun adıyla okumaya başlayım. Bu gün işte bizim doğum günümüz olacak. Kur?an?la tanıştığımız güne bir tarih koyalım. Geriye dönüp baktığımızda kendimizde çok şeyler bulacağız. Kur?ansız geçen günlerimize yanacağız. Yanacağız ve kendimize yaptığımız kötülük için ağlayacağız. Yarın mahşerde yanmamak ve ağlamamak için bugün ağlamamız bizim dirilişimiz olacaktır. Ne mutlu kitabıyla arasını düzeltip, onunla dirilenlere. O kitabı hayatına indirenlere?

Program, kılınan yatsı namazından sonra sona erdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz