web analytics

İstanbul’da Aşk

12 Ocak 2012
230 kez okundu

İstanbul diyorum işte..
İstanbul …
Üç nokta..
Yanına üç kelime koyamıyorum. Türküler de olmasa nasıl çekilirdi bu hasret bilmiyorum. ?Neden İstanbul? sorusuna yanıt aramak için döndüm yüzümü iç dünyama. Herkeste bir İstanbul tutkusu.. Ben de çocuksu bir kıskançlık… Nacizane yazdığım bir şiirde ? saklı mısralarımın şehri? diye anlatıyordum İstanbul?u. Mısralarımı aramak üzere her yola çıkışımda yaya kaldım ,açıkta kaldım, üşüdüm. Bir rüzgar gibi şu sözler düştü önüme: ??Okkalı bir yürek gerek sevmeye!.. Attığın ok kalmalı bir yerde, Ve biraz inat…! Hikmetine ermek kağıda yazılan bir yazının…! ?? İstanbul?u sevmenin hikmetine ermeli dedim en önce… Aklı değil yüreği ortaya koymalı.. Aşkı anlatırken kelimeler susmalı, yürek konuşmalı… Mevlâna, ?Aşk deliliktir biz delinin delisiyiz.? der. Akıl aşkın hâlleri ve mertebeleri karşısında şaşkındır. ?Aşk yokluk deryasıdır. Aklın ayağı orada kırıktır. Yaratılış sırrına ulaşmak isteyen insanın sınırlı aklıyla yol almayı bırakması, sonsuz aşkla yücelere kanatlanması gerekir. Zira akıl insanı dünya nimetlerine kavuşturur, ancak aşk gökleri insanın ayakları altına serer ??

Aşk?a bir adım kala, kelimeleri kırık kalemimle, düş oldum İstanbul?un göklerine… Ey şehr-i mağmur.. İçimde bir kuş üşüyor.. Şûhedalar inciniyor.. Yiğitler ağlıyor.. Aşıklar susuyor.. Bir cemre düşür karanlığa..

İstanbul.. Marmara?nın gerdanında siyah inci…

Yüzyıllar boyunca en güzel aşkalara tanıklık etmiş, şiirlerden efsanelere, filmlerden şarkılara kadar bir çok sanat eserine, mimari estetiğe adını yazdırmış bir şehir… Fatih?in İstanbul?u aşkla fethetmesi ve II.Beyazıd?tın yine aynı aşk ile insanın ruhuna tesir eden bir şehri imar ettirmesi ile Bizans?a ait köhneliklerin ortadan kalktığı bir şehir… Fatih?in İstanbul?u fethetmesi gibi, İstanbul da gönülleri fetheden bir şehir… Duvarları kültürle örülen bu şehirde aşkı solumak illa ki sevgilinin omzuna dokunmak değildir. Aşkın hayat verdiğini, gönülleri yumuşattığını söyleyen Mevlâna Celaleddin Rûmî, Divan’ında aşkla ilgili şunları söyler: ?Âşıkların gönülleri ateşe benzer, bedenleri mangala. Aşk uçuşuna dünya dardır. Aşkla, taş yürekler bile yumuşar, yumuşar da gönül taş bile olsa mücevher kesilir. Aşk yüreklere hayat verir. Aşk atına bin, artık yolu düşünme çünkü aşk atı pek rahvandır.?
İstanbul?un manevi kanatlarına ermek de böyle bir aşktır. Üskündar?ın merdivenli bir yokuşundaki dergahın kapısına varmaktır aşk. Azîz Mahmûd Hüdâyî?nin feyz ve bereketlerinden istifade etmektir. Bir selam ile, bir niyaz ile, bir fatiha ile gönlü tutuşturmaktır aşk…

İstanbul’da Yahya Efendi?yi tanımaktır aşk… O ki her tarafta binâlar yapardı. Yaptığı inşâatın biri tamam olmadan diğerine başlardı. Mescid, medrese, tıb mektebi, hânekâh, hamam gibi binâlar inşâ ederdi. İnşâat işinde çok mâhir idi. Dağları kazdırır, toprakları indirip, deniz sâhillerini doldurur, oralara yeni binâlar yapardı. Böyle çok binâ yapmasının hikmeti suâl edildiğinde; ?Bakara sûresi 36. ve A?râf sûresi 24. âyet-i kerîmelerinde meâlen; ?…Yeryüzünde sizin için bir vakte (ömrünüzün, ecelinizin sonuna) kadar, yerleşmek, geçinmek ve menfaatlenmek vardır.? buyruldu. Bizim ve bizden sonra gelip yolumuzda olanlar için, en güzel kalma yerleri, en münâsip ve lâzım olan yerler böyle binâlardır. Bunun için bu tip binâların inşâsına bu kadar gayret ediyoruz.? buyururdu.

Bir akşam serinliğinde Yahya Efendi?nin bahçesinden boğazın manzarasına kapılmaktır aşk. Ve o manzaradan şairin dediği gibi seslenmektir sevgiliye: ? Bir şehir ol mesela İstanbul gibi.. De ki : Boğazım kuruyana dek seveciğim seni.’ Ve boğazın tuzlu suyuna karışan gözyaşıyla şiirlere tat verebilmektir aşk…

İstanbul?da bir fetihtir aşk..
Rasûlullah (s.a.s.) İstanbul’un fethini ashâbına anlatıp, “İstanbul elbette fetholunacaktır; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 335) diye müjdelemişti. İşte bu methedilen, övülen askerler arasına katılmak arzûsuyla Müslümanlar, akın akın İstanbul fethine koştular. O sırada, Hz. Ebû Eyyûb rahatsızdı. Fakat cihâd haberlerini duyduğunda, heyecanla doğruldu. Hele İstanbul gazâsını işitince, gözleri parladı. Hazırlıklara başladı. Yakınları dediler ki:

- Yâ Ebâ Eyyûb! 70 yaşını geçtin. Üstelik hastasın. Bu sefer ise, uzun ve tehlikelidir.
Hz. Eyyûb?un cevabı tereddütsüz ve kesin oldu:
- Cihâd ve gazâyı terketmek, daha tehlikelidir.

Sevgili Peygamberimizin Medîne?ye gelişlerinden yarım asır sonra, sevgili arkadaşları da İstanbul önlerine geldiler.Kalın surlar dibinde Ebû Eyyûb hazretleri, vefât etmek üzeredir. Güçlükle konuşarak şunları fısıldadı:
- Sizlere vasiyetim olsun: Öldükten sonra cesedimi, burada bırakmayın! Gâzilerin girebildikleri, en uzak yere götürün! Bizans topraklarının, İstanbul?a en yakın noktasına defnedin. Zîrâ Peygamber efendimiz; ?Kostantiniyye?de kalenin yanında bir racül-i sâlih defnolunacaktır? buyurmuştu.

İstanbul?da yürürken toprağın fısıltısına kulak verebilmektir aşk.Ve Ebû Eyyub-el Ensâri (r.a)?ın iç dünyasına tanık olmaktır.Kutlu bir fethin askeri olabilmek uğruna şerefli bir ölümdür aşk.. Şehadettir.. Aşkın bedeli sevgili uğruna canını verebilmektir.?Aşka tutulan can derdine düşmez? der Mevlâna. İstanbul?un toprağına can verebilmektir aşk..

Bazen dargın selamlar İstanbul semayı,küskün bakar güneşe.. Şair şöyle seslenir o vakit : ? Sokakların dert küpü, yolların yorgun yine, ne oldu sana böyle, söyle İstanbul söyle? Zira yakışmaz sana kara bulutlar. İstanbul?a gönül verip de,onun maneviyatını ezip geçenler,aşk diye avunduklarıyla yarı çıplak sokak ortalarında kirletirken havayı, onlar yerine ağlayabilmektir aşk.. İstanbul?da aşk, ezan seslerine kulak verebilmektir.. Sabah namazlarında ışıkları yanan bir avuç cennet sevdalısının gözyaşlarına karışabilmektir.

Yahya Kemal?in ?İstanbul?u sevmezse gönül aşkı ne anlar?? dediği gibi,aşk serüveninde bir adımdır İstanbul.. Bunu anlamak için illa ki İstanbul?un bağrında doğmak gerekmiyor.Pierre Loti , birçok kez İstanbul?da bulunmuş Fransız bir yazar. Loti, Osmanlı yaşam biçiminden etkilenmiş ve bunu eserlerinde yansıtmıştır. Aziyadé adlı romanına adını veren kadınla İstanbul?da tanışmış, İstanbul’da bulunduğu zamanlarda Eyüp’te yaşamıştır. İstanbul’a hayran olan Pierre Loti,orada aşık olduysa bu, o kadının güzelliğinden değildir sadece. İstanbul’un da güzelliğindendir. İstanbul?da yaşamak istemesindendir . Eyüp Sultan gibi, Pierre Loti gibi bir yerden şehre baktığınız zaman yanınızda olan insanı güzel görmemeniz mümkün değildir!.. Yolunuz düşecek olursa; bir çay, bir simit ve karşısınızda İstanbul içinizi ısıtacak en keyifli aşk olacaktır…

Bir sevgilinin koynunda uyanmak gibidir İstanbul. Güneşi yakar, rüzgarı yakar, aşkı yakar.. Bazen mavi gözlü bir yare destan okur denizin martıları. Her duruşu bir naz, bir eda gibidir İstanbul?un. Ufkunda kızıl sürmeleriyle, zülfünde saklı hüzünleriyle masal gibidir İstanbul…

Her güzelliğin kaynağını aşka bağlayan Mevlâna şöyle der: ?Aşk olmayınca neşe ve sevinç artmaz. Aşksız olursa en güzel vücut bile salınamaz. Buluttan denize yüz damla düşer ama aşk harekete gelmedikçe hiçbiri sedefte inci olamaz. Dünyanın her parçası aşktır. Eğer gökyüzü âşık olmasaydı göğsü gönlü böyle saf lekesiz olur muydu? Eğer güneş de âşık olmasaydı onun yüzünde bir parıltı bu ışık olur muydu? Yeryüzü ve dağ âşık olmasalardı her ikisinin gönlünden bir ot bile bitmezdi. Eğer deniz aşktan habersiz olsaydı böyle dalgalanabilir miydi? Elbet bir yerde donar kalırdı.?

İstanbul olmasaydı şiirler eksik kalırdı. Aşklar yarım kalırdı. Dolunay gölgesini böyle ihtişamla düşürmezdi boğazın serin sularına. Hasretlikler birikmezdi bir tren garında. İstabul?un görkemine kapılan her yiğidin geride bıraktığı yanık bir sîneden : ? Yarim İstanbul?u mesken mi tuttun? diyerek söylediği türküleri tanıyamaz, anlayamazdık.

İstanbul olmasaydı,ramazan sevincini paylaşamazdık Sultan Ahmet?te. Dua dua açılan iftar sofralarında,gözleri ışıl ışıl parlayan insanların aşkını yudumlayamazdık. İstanbul olmasaydı,Mehmet Akif?e?? bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli,ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli ?? mısralarını yazdıran aşkı okuyamazdık.Pervazlara konan güvercinlerin ?hu? sesindeki aşkı duyamazdık.

Orhan Veli?nin ? İstanbul?u dinliyorum,gözlerim kapalı..? dizelerini hatırlayın…Siz de gözlerinizi kapayın.Ruhunuz salınsın derin sevdalarda.. İstanbul?u dinlemek; efsunlu bir melodiye kapılmak gibi. İstanbul?u dinlemek bir annenin feryadı gibi.. Bir kurşun sesi gibi.. Çığlık gibi.. İstanbul?u dinlemek şehla bir bakışa şarkı söylemek gibi.. İstanbul?u dinlemek bir güvercin kanadına takılmak gibi..

İstanbul kimine yâr, kimine ana, kimine vatan, kimine taşı toprağı altın… Ammavelakin hepsinin içinde gizliden bir aşk vardır. Necip Fazıl ?Canım İstanbul? şiirinde : ?? İstanbul benim canım, Vatanım da vatanım?? diyor. Tarihin izlerini ?? O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim?? diyerek bir aşkla birleştiriyor üstad.

İstanbul’da aşk, yedi tepeli bir şehrin gölgesinde mum gibi erimektir…Sevgilinin kokusunu hissetmektir mabedinin derinliklerinde.. Nurullah Genç :??İstanbul bilmeli ki, sahillerine mehtabı taşıyan senin bakışlarındır. İstanbul bilmeli ki, limanlardan gemiler önce senin yüreğine açılır. Uzaklarda bir yerde toprağı öpmek için eğilen bahçıvanın parmaklarında hüzün sana doğru akan nehrin ağlayan suretidir?? mısralarıyla İstanbul’un her halini sevgiliyle özdeştirmiştir. Zira,hasretle yoğrulmuş bir sevgidir,sevgilidir İstanbul.. İstiridyeden çıkan bir siyah inci gibi aşkı temsil eder..

İstanbul, mayası aşk olan bir kainatta Allah’ın inayeti ile aşka ulaşmayı dileyenler için bir can suyudur. Temennim; yüreğinize bir damla aşk düşsün İstanbul kokan bu satırlardan..

Sevgiyle..

Nuran Baydar /dhaber.com.tr

Yazının Tüm Hakları Nuran Baydar‘a Aittir. Kopyalanması, özellikle yazarın ismi ve linki verilmeden başka yerlerde yayınlanması yasaktır. Yayınlayanlar tüm kanuni sorumlulukları kabul etmiş sayılır….




Yazarın Son Yazıları

Yorumlar

  1. Rabia Erol Ergün diyor ki:

    süper bir yazı..anlatım süper…!!…İstanbul’un ruhunu ve kokusunu hissettim adeta..!!…kaleminize ve yüreğinize sağlık..!!….,,

    1. Nuran Baydar diyor ki:

      Teşekkür ediyorum.Yorumunuz da beni mutlu etti.Sağolun.

  2. Mehmet Erengül diyor ki:

    Dilden değil gönülden yazılan harika bir yazı olmuş. Tebrik ve teşekkür ederim bu farklı ve güzel İstanbul ve aşk anlatımı için.

    1. Nuran Baydar diyor ki:

      Sağolun hocam.

  3. Hasan Ali Akhancı diyor ki:

    İstanbul ancak bu kadar güzel anlatılırdı… kaleminize sağlık , yüreğinize bereket…

Yorum Yaz